Bugün Şiiri Kimin?
Günümüzde şiir, belki de eskisi kadar popüler değil. Herkesin elinde telefonlar, akıllı cihazlar var, oysa şiir bir zamanlar kalbi doğrudan etkileyen, ruhu besleyen bir sanat dalıydı. Ama gerçekten de bugün şiir kimin? Sadece bir avuç insan mı, yoksa tüm dünyaya ait bir şey mi? İstanbul’un sokaklarında yürürken, bir şiire rastlar mıyız hala, yoksa modern hayatın gürültüsünde şiir kayboldu mu? Birkaç yıl önce aklıma gelen bir soru bu, ve hala bir cevabım yok. Belki de hiç bulamayacağız. Ama yazayım, belki bir şeyler çıkar.
Şiirin Geçmişi: Bir Zamanlar Herkesin Dilindeydi
Eskiden, şiir sokaklarda konuşulurdu. Herkes bir şekilde şiirle iç içeydi. Şairler şehri gezer, sokaklara, çarşılara şiirlerini bırakırlardı. Bu gelenek, yalnızca birkaç yüzyıl öncesine kadar oldukça yaygındı. İnsanlar el yazmalarıyla birbirlerine şiir gönderir, kendi duygularını, düşüncelerini o şekilde aktarırdı. Örneğin, bir gün arkadaşlarımda gezerken eski bir kitabevi keşfettim. İçeri girdiğimde, tozlu raflarda bulduğum bir kitap dikkatimi çekti: “Orhan Veli Kanık’ın Şiirleri.” O an düşündüm; Orhan Veli’nin şiirleri, modern Türkiye’de ne kadar tanınıyor? Gerçekten onun şiirleri kadar sade ve içten bir şey var mı, hala yazılıyor mu?
Şiir, halkın en doğal dilindeydi. Toplumun duygularına tercüman oluyordu. Ama o günlerden bugüne şiir biraz kayboldu. Belki de bizim gözümüzde şiir, artık sadece şiir dergilerinin veya edebiyat akımlarının içinde var olmaya başladı. İnsanlar sosyal medyada birbirlerine kısa mesajlar gönderiyor, belki de bu bizim çağımızın şiiri. Ya da belki de şiir, sadece birkaç kişinin kalbine dokunmaya devam ediyordur. Ama kimler? Bugün şiir kimin? Gerçekten kimse mi yazmıyor? Ya da belki biz yalnızca fark etmiyoruz.
Bugün Şiir Kimin? Sosyal Medyada Şiir
Bugün şiir kimin sorusu biraz kafa karıştırıcı, değil mi? Hepimiz sosyal medyada şiir paylaşıyoruz. Fakat bu şiirler, çoğu zaman aslında şiir değil. Instagram’da paylaşılan birkaç satırlık metinler, akışa göre yazılmış, anlık duyguları yansıtan sözler. Bazen bir gözyaşı simgesiyle bile şiir yazmış gibi hissediyoruz. Bir parça duygusal, belki birkaç kelimeyle anlam taşıyan bir şeyler… Ama bu şiir mi? Bunu düşünmeden edemiyorum. Şiir yazan bir insanın, kelimelerle bir dünya kurması gerekir, değil mi? Herhangi bir duygu, bir izlenim; ama derinlikli ve uzun ömürlü olmalı. Sosyal medyada paylaşılan şiirler birkaç saniyelik popülerlikten öteye gidemiyor. Gerçek şiir o kadar kolay tüketilen bir şey değil, bence. Ama o şiirleri okurken ne kadar etkileniyorum, bir o kadar da düşündürmeye başlıyor.
Şiir mi, Yoksa Duyguların Moda Haline Gelmesi mi?
Sosyal medyanın popülerliğine paralel olarak, şiir de bir şekilde popülerleşti. Artık herkes bir şekilde şiir yazıyor. Yani, bir sosyal medya fenomeninin paylaştığı birkaç dizeye “şiir” diyebiliyoruz, ya da bizler bir şiir paylaşırken, orada yazdıklarımızı anlık duygusal bir boşalım olarak nitelendiriyoruz. Ama burada bir sorum var: Gerçekten bir şiir yazan kişi, duygularını sadece anlık bir paylaşım olarak mı aktarır? Ya da bir insan, gerçekten şair olmalı mı, yoksa bir parça yazınsal becerisi olan herkes bir şekilde şiir yazabilir mi? Tüm bu sorular kafamı karıştırıyor. Şiir bir bakıma duygusal bir yük, bir anlam derinliği taşır, değil mi? Peki, sosyal medyada hızla tükettiklerimiz gerçekten şiir olarak kalabilir mi?
Gelecekte Şiir Nerede Olacak?
Geleceğe baktığımda, şiirin nasıl evrileceğini çok merak ediyorum. İnsanlar daha fazla dijitalleşiyor, dijital platformlar hayatımıza daha çok giriyor. Her gün değişen bir dünya var ve bu dünya hızla sanata da yansıyor. Şiir, sadece kitaplarda mı kalacak? Yoksa dijital bir çağa mı bürünecek? Belki de podcastlerde, videolarda, animasyonlarda şiir okuyacağız. Kim bilir? Yani, gelecekte şiir mi olacak, yoksa bu tarz anlık duygulara hitap eden kısa cümleler mi daha popüler olacak?
Yine de bir yerde şiirin hayatımızda hep bir karşılığı olacak. Çünkü insan, duygusal bir varlık. Ve her dönemde, her yaşta, şiir, ona dokunabilecek tek sanat olabilir. Belki de bugün, şiir kimin sorusu bu kadar karmaşıklaşmışken, bir şeyleri kaybetmeden sadece bu soruyu sormak, belki de şairlerin en doğru işidir.
Sonuç Olarak: Şiir, Hala Bizimle
Bundan birkaç yıl önce, belki de şiirin ve edebiyatın yaşamımıza daha fazla girmesini bekliyordum. Ama bugün, her şey hızla değişiyor. Bu değişimde şiir ne kadar var? İşte bu soruya cevap aradığımda, kendimi bazen kaybolmuş gibi hissediyorum. Ama şunu biliyorum: Şiir her dönemde, her şartta, bazen sessiz bazen gür bir şekilde bizimle kalacak. Bugün şiiri kimin sorusu, her zaman bir yerlere dokunacaktır. Bu yüzden, şiir yazanlar, yazmaya devam etsinler. Biri bir yerde onları hep dinleyecektir.